26 Aralık 2018 Çarşamba

Kazanan, Moses

Savaşlar, temiz su kaynaklarının olmaması, sağlık koşullarının fazlasıyla yetersiz olması ve bir de bu denli zorlukların içinde kazananlar… Bazen şans figürü bazense doğru zamanda doğru yerde olma olgusu kişiyi ya da kişileri çok farklı bir noktada konumlandırabiliyor. Mesela Nijerya Kaduna bölgesinde “kazanan” Victor olarak söyleniyor. Aslında bu keşmekeşin içinde dahi çocuğuna Victor ismini yazabilen gerçekten kazanmıştır.

1990’lı yıllarda tüm darbeleriyle insanlığa zulmün adı Nijerya’ydı. Tüm bu mücadeleye rağmen iç savaşın ortasında doğan bu bebeğin ileride adının hakkını verebileceğini kim düşünebilirdi ki? Hele bir de Victor Moses gibi papaz bir babaya sahipseniz ailenizle birlikte uzun bir hayat sürebilmeniz neredeyse imkansızdı. Kaduna da tüm bunlar yaşanırken çıplak ayaklarıyla, kendi yaptığı topun peşinden koşan Victor’u bulup hemen oradan uzaklaştıran bir amca kahraman görevini üstlenecekti.

Anne ve babası saldırıya uğramış, sıra ona gelmişti. Olup bitene anlam veremeden, ağlaya ağlaya amcası tarafından bir yere götürüldü. İngiliz hükümeti, Kaduna bölgesinde yaşanan olaylardan dolayı hayati tehlikesi bulunanlara sığınma hakkı vermişti. Victor da bu şansa yürüyenlerden sadece biriydi. En ufak bir heyecan olmaksızın, korkuyla, merak içinde… Zira ailesinin hayatta olup olmadığını dahi bilmiyordu.


11 yaşında bir çocuğun kaldıramayacağı tüm vahşet görüntülerine tanık olmuş, belirsizce geleceğine hiçte tanıdık gelmeyen denizaşırı bir ülkede devam ettirecekti.
Evlat edinmeyi uzun yıllardır bekleyen bir İngiliz aile kendi çocukları gibi sevdi ve hayatlarını Victor’a adadı. Esasında en çok evlat olmayı istediği anda çıkagelmişti bu aile çünkü ailesinin ölüm haberiyle sarsılmış ve nasıl devam edeceğini bilmeden savrulmuştu. Yeni hayatına tutunmak elbette beraberinde bazı savrulmaları getirse de o çıplak ayaklı çocuk artık kramponlarıyla futbolculuk hayalini yaşamak istiyordu.

Okul takımına girmek için çabalaması gerekmedi. Okulunun Crystal Palace’ın sahası Selhurst Park’a yakın olması onun için dönüm noktası olacaktı. Yerel bir maç sonrası keşif için orada bulunan Crystal Palace scoutları hiç zaman kaybetmeden Victor Moses’ı kadrosuna kattı!
Hayallerinin başlangıcını yaşayan bu ufak çocuktan mutlusu yoktu artık. 2008 yılına kadar oynadığı her takımda dikkat çekerek nihayet ilk profesyonel imzasını attı. 2010 kışında Wigan tarafından transfer edilecek Moses asıl patlamayı iki sene sonra yapacak ve 2012 yılında Chelsea forması giyecekti.

2016 yazında Chelsea teknik direktörü Antonio Conte tarafından takım için uygun bulundu. Bu onun en doğru futbolcu seçimlerinden biriydi çünkü Victor, 38 Premier Lig maçının 34’ünde forma giyerek Londra ekibinin vazgeçilmezi oldu! Mülteci çocuk, çıplak ayakla başladığı oyunun sonunda 2016-17 Premier Lig kupasını kaldırdı!
Alışılagelmiş çizgilerinden uzakta, hayal kırıklıkları ve yaşadığı unutulmaz yıllarından sonra o kocaman bir kazanan!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.