8 Mayıs 2019 Çarşamba

Bildiğiniz Hollandalılar

Hugo Grotius’a göre devlet, insan aklı ve doğası üzerine kurulmuş doğal bir kurumdur ve bireylerin doğal haklarını güvenceye almakla yükümlüdür. Halkın egemenlik hakkı vardır ama bunu yöneticiye devreder. Grotius bu görüşleriyle demokrasi fikrinin önünü açmıştır. 
Hocalarımdan biri, Grotius’un felsefesiyle ilgili ödev verdiğinde tanışmıştım Hollanda’nın bu ileridönük, toplumsal yaşam, refah bölgesi ve onun insanlarıyla.

Grotius, o kadar derin anlatmıştı ki büyük heyecanla yıllar sonra bölgeye gittiğimde üstadı daha iyi anlamıştım. Heyecanın sebebiyse bölgenin şu an en bilinen olayı ‘bisiklet yarışı’’ adlı çalışmadan başka şey değildi.
Destansı ünü Fizan’a kadar ulaşan bu bisiklet klasiği herkes için farklı anlamlar ifade eder. Zira bir kez izlediniz mi ya da bir şekilde tanık oldunuz mu ‘destansı, epik’ gibi tanımlamaları başka spor olayları için kullanmakta zorlanabilirsiniz. Şu bir gerçek Hollandalılar için “bisiklet” bir yaşam biçimi, felsefesi…

Vesselam Fabio Jakobsen, Hollanda için yeni tarih yazmaya Grotius’un demokrasi anlayışını iki teker de tekrar hatırlatmaya geliyor. Ailesi bisiklete binme konusunda hevesliydi, bu yüzden oğullarına ölümcül şekilde yaralanan Fabio Casartelli'nin adını verdiler.
2016 yılında, Jakobsen ilk kez iç yarış Slag om Norg'u kazandığında uluslararası anlamda bir ilgiyle karşılaşacaktı. Jakobsen iki arada bir derede U23'ün Hollandalı sokak şampiyonu oldu. 


Ertesi yıllarda, Tour de Normandie , Tour Alsace , Tour de l'Avenir ve Olympia'nın Turu dahil olmak üzere birçok sahnede yer aldı. Ayrıca Rund um den Finanzplatz Frankfurt-Eschborn ve Ronde van Noord-Holland'da U23 yarışını kazandı ve ikinci kez Hollanda U23 şampiyonu oldu. Bisikletçiler ise nefret eder ya da tutkuyla bağlanır. Bu modern savaşçı acı dolu saatlerin ardından ertesi yıl tekrar gelmek için can atar, bağlılıkları tutkunun ötesine geçer.

Bazen ise, bir daha yarışmamak için bırakır ancak göz ucuyla da Hollanda Velodromu’ndaki finişin aktörü olmayı arzular. Çünkü nefretin içinde dahi bu ‘zorların zoru’ büyük klasik yarışta içten içe zafere ulaşamamanın verdiği derin haset yatar. Hatta Hollandalı bisikletçi Theo de Rooij bu iki duyguyu tek bir potada eritebilmiştir: “Bir hayvan gibi çalışıp uğraşıyorsun, pedal çeviriyorsun, işeyecek zaman bile bulamıyorsun, altını ıslatıyorsun, çamur, toz, toprak içinde bisiklet kullanıyorsun, sonunda kayıyorsun ve… bu yarış tamamıyla bir saçmalık” der.

Görüldüğü gibi Grotius temel hak ve özgürlüklere dayalı demokratik toplum yapısının kapılarını aralar gibi görünmektedir ama henüz yolun çok başında bulunulduğu da söylenebilir. Tıpkı gençliğinin baharında bisiklet efsanesi olma yolunda açılım yapan Fabio Jakobsen gibi…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.