12 Nisan 2017 Çarşamba

Federer, Şaşırtmaya Devam Ediyor

Bu hafta iyi bir hafta olabilir. Olmayabilir de! Emin değilim. Lakin çok net olan durum silsilesi Federer’in 2017 yılına fırtına gibi estiği, şüphe götürmez bir gerçek . Tenis tarihinin “altın çağını” hemen hemen her yıl yaşayan Roger Federer’den bahsediyorum. Öbür tarafta toprak kortun değişmez ismi Rafael Nadal.

Avustralya Açık finali itibariyle sadece üç ay geçmesine rağmen üç final karşılaşmasında raketlerini konuşturdular. Ve üçünü de şampiyonluk kupasına daha aç olduğunu ispatlayan saygıdeğer ekselansları olacaktı. Bu aşamalara gelene kadar koca bir yılı (2016) hayal kırıklığı atlatmak zorunda kalarak geçirecekti; ama o günlerin sonuna geldi.

Herkes bitti, bitecek derken yaşına ve söylemlere kulak kabartmadan daha istekli yoluna devam ediyor. Açıkçası teniste fazlasıyla doygunluk yaşayan herkes, Federer’i kortta izlemekten büyük keyif alıyor. 2017 Ocak ayına ilk 20’de açılışını yapmışken üç ay içerisinde, Avustralya Açık, Indian Wells ve Miami Masters şampiyonluklarıyla dördüncü sıraya kadar yükseldi.


Bu üç finalin adında Federer-Nadal isimleri yazıyor olması bir nevi El Clasico veya NBA finallerinin son maçı havasında oynanacaktı. Bunların yanına not eklemeyi de ihmal etmiyor sevgili Federer. Üç ay içerisinde 20 maçtan sadece birini kaybetti.

Küçük küçük ipuçları veren Federer, şu sıralarda kendini sadece bir kere kazandığı Roland Garros’a hazırlanma sürecine yoğunlaşmış durumda. Bu aynı zamanda Monte Carlo, Madrid ve Roma turnuvalarında olmayacağım demek oluyor. Federer sempatizanlığı, her zaman makul davranmasından, tenise getirdiği oldukça fazla gelgitler, sınır tanımayan kusursuzluğundan rahatsız da oluyor olabilirler. Esasında kimin umurunda ki!

Herkes yeniden Federer’in oyuna renk katmasıyla ilgileniyor şu sıralar. Asıl merak edilen de toprak kortta ne tür maharetler göstereceği yönünde. Aslına bakarsanız; “yenilmez Federer” sıfatı yeniden yapıştırıldığından beri, Nadal son hamlesinin ne olacağı konusu merak. Kuşku yok ki cevabın gecikmeyeceği… 
Gözler toprakta, Fransa’da, Roland Garros’un eşsiz atmosferinde olacak. Her ne  kadar istatistikler Nadal yönünde ivme kazansa da Federer’in henüz hiçbir yere gitmeye niyeti yok.
Federer’in içinde yanan bu ateş, yüksek irtifalardan çakıldıktan sonra dahi kendini bırakmayacaktı. Koşmaya devam etti. Ve de hayal kurmaya…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder