2 Ocak 2018 Salı

Kara Örümceğin Gücü Adına

Savaşların ülkesi Rusya ve bir ülkeyi futbolda toplayan bir kalecinin hikayesi… Saygı değer Lev Yashin umarım bizi duyuyorsundur. Yashin’in elinden tuttuğu takım sadece milli takım değildi, büyüyüp gelişen. Rusya’da ya da nam-ı diğer Sovyetler Birliğinden çıkan her parça başkalaştı, değişti. Ya Yashin nasıl efsanevi kaleci oldu?

Sovyetler Birliği henüz 2. Dünya Savaşı’nın izlerini silmeye  çalıştığı zamanlarda, Lev Yashin’in çocukluk dönemlerine tekabül edecekti. Yoksulluk ve savaşın bir toplumla yüzleşmesiyle burun burunayken, ayakta kalabilmeleri için çalışmak zorundaydı.
Fazlasıyla ironik olan hayatına, savaş malzemelerinin üretimini yapan fabrikada tüm benliğiyle çalışacaktı. Ancak bu durumu lehine çevirme fırsatı bulacaktı çocuk yaşta. Fabrikanın futbol takımına yetenekleriyle beraber dahil olan Yashin, yıllar sonra kendini geliştirip, Dinamo Moskova takımının profesyonel futbolcusu olmaya evrilir.

Ne yazık ki basit yazıldığı kadar ilerlemeyecekti. Yenilen hatalı goller ve kaybedilen özgüveni bulmak için kendini buz hokeyi soğuğuna bırakacaktı. Ve burada alınan şampiyonlukla yeşil sahalara dönüşünü ilan edecekti. Artık o çocuk çelimsiz ve amatör hiç değildi.

Sıradan kalecilikten çıkıp, defanstaki arkadaşlarına kaleden müdahale eden, forvetle karşı karşıya kalınca fütursuzca savunma yapmaya, orta saha oyuncusu gibi pres yapmak onun korkusuz yüzünü gösterecekti. 


Bu yaşananlar sırasında önce tribünler sonra basın derken futbol dünyasına ilham olmaya başladı. Takımının şampiyon olmasında başrolü üstlenirken, bu kalecilik sevdası milli takımını da sessiz bırakmayacaktı. Böylece dünyanın gözü kulağı ondaydı. Melbourne Olimpiyatları yolunda altın madalyayı boynuna takarken, takımını şampiyonluğa oynayan ruha çevirecekti.

1958 yılında İsveç’te düzenlenen Dünya Kupası’nda tamamıyla siyah formasıyla korku saldığı için “Kara Örümcek” mahlasını yazdıracaktı. Hayır, herhangi bir başarı yakalayamadılar belki ama müthiş bir Lev Yashin performansı tüm Avrupa’ya yayılmıştı. Ve bundan sonraki şampiyonalarda Yugoslavya’ya, Kolombiya’ya karşı mücadelesi konuşulur oldu. Adeta kalesine duvar ördü. Öyle ki 1962 Dünya Kupası’nda Şili karşısında, iki golü kalesinde gören Yashin golü atan futbolcu sevinmek yerine, Yashin’e sarılır!

Giderek yaşını alan Kara Örümcek Avrupa’da yılın ödülünü alarak eleştirenlere bir anlamda cevap verir. Sahi, bunu ne kadar önemsiyordu ki?  Sovyetler Birliği’nin en kıymetli ödülü olan Stalin Nişanı şöyle dursun, 1971 yılında jübile maçında yaklaşık 100 bin kişinin önünde, Pele, Gerd Müller ve dahası gibi efsanevi isimlerin yalnız bırakmadığı günde veda eder.
Kara Örümceğin gücü adına, her Dünya Kupası sonrası ismi anılır. Zira, en iyi kaleciye verilen ödülün isminde ta kendisi yazılı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder