16 Haziran 2017 Cuma

Büyük Tenisçi Olacak, Belki de Çok Büyük

Artık bir konuda uzmanlaşmadan da kelimeler dökülüveriyor ağzımızdan. Son zamanlarda mesela, ekosistemin bozulması sonucunda herkes bilirkişi kesilmekten kaçınmadı. Mayıs- Haziran geldiğinde açması beklenen güneş, adeta ders verir nitelikte yüzünü saklıyor. Sizin yazınızı kışa çevirdik mesajı veren bulutlar, bu yıl Roland Garros’un haftalar öncesinden baş konularındandı hava durumu.

Hatırlayın! Son iki üç yıldır kasvetli yağmurlar Grand Slam maçlarını baltalamıştı. Her şey bir yana en büyük merak konusuydu. Geçen seneye oranla daha güneşli geçen Rolan Garros’un bu yıl çok farklı sürpriz olarak, 20 yaşındaki Jelena Ostapenko hiç kimsenin beklemediği bir isim olarak karşımızdaydı.

Ostapenko gerçekten de rakiplerinin yaşlarına ve tecrübelerine rağmen tenis oynuyor. Zira hızlı zeminlere çok uygun olduğunu kanıtlarcasınaydı. En çok güvendiği backhand’i ve winner’ları ileriye taşıyan özelliği. Bunlara tezatlık oluşturan basit hataları da bir o kadar çoktu.


Jelena tenise sadece beş yaşındayken başlamış bir çocukken, şimdilerde rakiplerinin arasında yine çocuksu ifadeyi koruyor.
İlk Grand Slam şampiyonluğunu toprak zeminde, Roland Garros’ta kazanmak… Aslında bunun ilk habercisi 2015’te Wimbledon kariyerindeki ana tabloya dahil olduğu ilk Grand Slam'di. Adım adım ilerlerken 42. sıradan Roland Garros’a katılma başarısı gösterdi. Ve bununla da yetinmedi.

Teknik açıdan halen daha pişmeye ihtiyacı olan Ostapenko, güç, dayanıklılık ve vazgeçmeme gibi kavramlarda başarılı olduğunu söylemek hiçte yanlış olmayacak. Tecrübesizlik yer yer baş gösterse de farklı olduğu da kesin.
Zira, bu yılki Roland Garros erkekler finalini düşünün. Nadal içinde başlamadan önce doğru insan yanlış zamanlama yakıştırmaları yapılıyordu. Yinede Federer’in var olduğu her noktada adından söz ettirmeyi başardı. Bilakis Roland Garros için toprak kortun efendisi benzetmeleri ile hakkını verdi.

Büyük tenisçi olacak, belki de çok büyük tenisçi cümlesini yaşına aldırmadan dünya bir numarasına zorluyor. Neden Ostapenko için olmasın!
Benzer özelliklere de sahipler. Harika işler çıkardığı maçın sonunda ne yoruldu, ne de hırsını kaybetti. Karşısındaki Simona Halep tecrübesi bir yana ikinci setle beraber sağdan sola sürükledi. Tenis izleyicisi bu tip oyuncuları çok sever. Yeri gelir sonuna kadar sömürürler. Hakkını da verirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder