2 Şubat 2016 Salı

İlk ve Tek “Takım” Olamadık; Torku Şekerspor

Hadi artık açık konuşmanın vakti geldi. Öyle değil mi? Futbolu, basketbolu bir kenara bırakalım. Yoğun duygularla sloganlar ürettiğimiz, yere göğe sığdıramadıklarımızın yanında, hayatımızda hiç yokmuş gibi görmezden geldiklerimiz var. Çok da zorlanmadan cevap verilebilir. Üvey evladımız Bisiklet! Halbuki her gün muhakkak ki yanımızdan yanımızdan bir bisikletlinin geçtiği ülkede yaşarken nasıl bu kadar uzak olabiliyoruz?


Bu sorunun cevaplarını kısmen verebilsek de en başta onu spor olarak görmemekten geçiyor. Bugün ülkemizde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş takımları kapansa/kapatılsa dünya başımıza yıkılır ya da basketbol takımları içinde konuşabiliriz. Yaklaşık 1 ay önce Türkiye'nin tek profesyonel bisiklet takımı olan Torku Şekerspor hem maddi nedenlerden hem de yeterli ilgiyi görememesinden dolayı bisiklet takımını lağvettiler. İlgili kişilerce güne damgayı vursa da bir elin parmaklarını geçemeyecek sayı da!


Kuruluşu 1955’e kadar uzanıyor olduğuna aldanmamak gerekiyor. Hali hazırda 2008 yılında profesyonel olma yolunda temel taşları döşenirken, 2011 yılında Türkiye’nin “tek” profesyonel bisiklet takımı olmayı başarmış spor kulübü. Fakat öyle sevinmek yok! Tam 53 yıl beklenen kuruluş ani bir kararla kepenk kapatmasına şaşırmamak elde değil.
Var olanları canlı tutmaya çalışırken artık ne Cumhurbaşkanlığı Turu’nda ne de Olimpiyatlarda (2016 Rio Olimpiyatlarında yarışacak milli bisikletçimiz Ahmet Örken’in yer alması) yarışacak bir sporcumuzun kalmamasıyla yüzleşiyoruz. 

Türkiye Bisiklet sporunu Torku Şekerspor ile bütünleştirmeye başlamışken ağır darbe almaya başladı. Üstelik farkına varmışken! Uluslararası arenada temsil edebilen tek takımdı. Son aylarda maddi sıkıntılar üst seviyeye ulaşınca, yarışlara oyuncu gönderemeyecek duruma düşüp artık yoluna amatör olarak devam etme kararı aldı. Tabi bu yoldan devam edebilecek düzeyde mi kalır. Ucu açık bir konu…

Daha da önemli bir sorunumuz var! Şekerspor’da yer alan 20’ye yakın bisikletçinin akıbeti ne olacak? Bir de transfer sezonunun kapandığını öngörerek. Rio Olimpiyatlarına gidecek Ahmet Örken’in çalışma disiplinini nasıl oluşacak? Soruları çoğaltmak elbette ki mümkün. 
Amacımız cevap ve yeni takımları oluşturabilmek. Bunları da okuyup geçeceğiz hatta üzerinden 1 ay geçmeden sorunun üstüne bastık geçtik. Yavaş yavaş o çok sevdiğimiz sporları da kendi ellerimizle bitirirken… Öyle değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder