13 Temmuz 2015 Pazartesi

Wimbledon 2015 Finalde, Neler Oldu Öyle!

Şair gibiydi oysaki! Tüm mısralarını tek tek, özenle seçerek yazıyordu, yaşıyordu. Son dörtlüğüne gelince duraksadı. Diğer tüm dizelerini de tekrar tekrar okuyarak acele etmeyip yazmak istemedi. Biraz ara verip "aşka" gelerek yazmak istedi.

Federer benim için şairdir. Raketine vurduğu her dokunuş yeni kelimeleri oluşturur. Attığı her servisin, her drop shot winner'ın, backhand'in anlamını bilerek dahiyane zekasıyla gönderir rakibine. Yelpazesinde çok fazla vuruş taktikleri biriktirir. Özellikle file önü, slice'lar... Geriden gelse de kazanmayı bilir. 
Öbür tarafta Roland Garos'u kaybetmiş Djokovic kritik topları sayıya çevirerek formda olan Federer'e kafa tutabilir.



Federer için bu Wimbledon'da hep lehine durumları konuşur olduk. Şair son dizelerindeki öldürücü dokunuşları yapıyordu maçlarında. Üstelik yarı finalde; evinin arka bahçesinde korta çıkan Murray'e şans vermeden muazzam bir galibiyetle finale taşındı. Murray maçı inanılmaz bir provaydı. Kariyerinin en iyi maçıydı!


Djokovic kendine has tavrı ile pek fazla arkasına seyirci desteğini alamasa da, (pardon eşi Jelena ve Boris Becker dışında) üst düzey oyunculara karşı kazandığı maçları düşününce; Dünya 1 numaralı return'cüsü kimseye acımıyordu. 2011 yılı ile birlikte servislerde de atak yaparak kendini çok geliştirdi.

Djokovic kayarak yaptığı atışlarıyla küçük tenisseverlerin rüyalarını süslüyordu. Esneklik ve denge konusunda balerin edasıyla alkış toplarken, Federer file önündeki esnekliğini ve emin duruşuyla müthiş bir atlet olduğunun altını çizmeliyim.



Güneşin kendini ara sıra yüzünü gösterdiği bir Londra gününde bile pırıl pırıl parlıyordu Federer. Love Game ile başlangıç yapmasını bir kenara not edin, 1. setin 6. oyununda hiç sayı vermeden servisini kırmayı başardı. Geçen seneki gibi çok çekişmeli'den ziyade Federer'in virtüöz olacağı kesindi.

Maça üst düzey başlayan Federer, Djokovic tarafından üstünlüğü ve üst düzey olarak devam eden bitirişini yapacaktı. 
Hop oturup hop kalktığım, ellerimin ter içinde kaldığı maçta, kalbimin uyarışlarını aldırış etmeden Federer durumu 1-1 getirip kısa bir rahatlama geçiriyorum. Ancak rahatlamam bir hayli kısa sürdü. Djokovic Federer'e kariyerinin en iyi oyununu oynatma izni vermedi.


Djokovic'in oyununu oynatma zorunluluğu hissederek, sayılarına ambargo koyup karabulut gibi çöktü. Sonuçta kazanan Novak Djokovic oldu. Benim içinse koca bir hayal kırıklığı. 
Öte yandan Pete Sampras ile Wimbledon'ı en çok kazanan tenisçi olan Roger Federer bu maçı da alsaydı 8. şampiyonluğuna ulaşıp rekorun tek başına sahibi olacaktı. Bir de en yaşlı!

4-1 setlerle yenerek 2015 Wimbledon şampiyonu olarak nikah tazeledi Djokovic. 



Erkeklerde durum bu denli heyecanlı ve şehvetliyken Muguruza-Williams finalinde ise favori su götürmez bir gerçek olan Serena Williams'dı. İspanyol kadınlarda (1994 Conchita Martinez) Wimbledon'ı son kez kazandığında Muguruza beşiğinde ninni dinleyen 9 aylık bir bebekti. 

Şimdi sıcak saatler zamanı. Muguruza herkesi şaşkınlık içerinde bırakırken Serena'nın servisini kırıp üstüne kendi setini de alarak 2-0 üstünlük sağladı. Unutmayalım ki rakibi Williams'ların en dişlisiydi. İlk seti 6-4 alarak avantaj sağladı. İkinci sette de affetmedi durumu 5-1'e getirdi ve seyirciler eşliğinde şampiyonluğa koşuyordu. 



Bir dakika durun; Muguruza bende buradayım dedi ve üst üste 3 oyun kazanarak 5-4 ile oyuna geri döndü. Tabi son sözü Serena'ya bırakmasaydı uzun süre Muguruza'nın performansını konuşmaya devam edecektik. 

Serena Williams, Garbine Muguruza'yı 6-4'lük 2 setle mağlup ederek kariyerinin 21. Grand Slam şampiyonluğu için ter döktü. Bu maçla birlikte 22 grand slam zaferiyle zirvede bulunan Steffi Graf'ın tahtını sallamaya başladı.



Şair son dörtlüğün son dizelerini şöyle tamamlıyordu. "Yaşıma aldanıp pes ettiğimi düşünenler oynamak için aç ve motiveyim" der ve son imalı bakışını atar. ( Roger Federer'in Wimbledon 2015 Final maçının ardından yaptığı konuşmadaki sözleri)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder